Kas 15, 2014
2370 İzleme
154 47

Zaman

Editör:

Hep düşünüyorum. Zaman denen hadiseyi. Yahu bunun icadını biz yaptık.( insanoğlusu yani- biz derken potansiyel var ama o kadar değil).  Yani zaman adını biz koyduk 🙂 Sabah kalk şunu yap bunu yap. Keyfine göre davranmak yok ama. hep şöyle olmalı böyle olmalılar içindeyiz. Biz de insanın çocuğuyuz yahu. Tamam her bişeyi yapayım. ama az da kendime bi şey yapayım.  Zaman nasıl mı geçiyor? Ne mi yapıyorum? al oku;
Günaydınnnnn, diye güne başlıyorum. Sevgililerimi( kızım ve sevgilim) öpücük komasına sokuyorum, yatakta sabah boğuşması,öpüşme ve koklaşma faslı biter bitmez hepimiz tek tek duşa giriyoruz. O arada duşa girmeyen kim varsa filtre kahvenin düğmesine basmış oluyor. Neyseee duş,muş,giyin,miyin,kurula saçı başı. Yaşasın kahve zamanı. . . İşte olayların başladığı yer! Mutfak!
Elif tüm zamanını, gününü geçireceği yere doğru neşeli bir şekilde kahve almaya diye gidiyordur. Fakat başına nelerin geleceğinden hiç haberi yoktur. (Var tabii. ben biliyorum da yazıyorum sana işte. Anla diye bebişim…)

– AAAAAAAAA
– N oldu Aşk?
– Amaaa aaaaammaaa yaaaaa aşkım neden yaaaa
– Ne ne neden?
– Ay aşk yaa gece yatmadan bulaşık makinesini çalıştırmayı unutmuşum.
– Ben de bişey oldu sandım, şimdi aç bebeğim.
– Ama öyle deme işte, şimdi açıcam da kahvaltıdan sonra yine bulaşık çıkıcak.

Hayır neden sabah sabah böyle tepkiler veriyorum bende anlamıyorum.
Neyse …
Öğlene kadar kahvaltı fasıllarımız sürerrrr gider. Şahane filmler bulur bir yandan film izler, bir yandan kahvaltı ederiz. Bazen de muhabbet edicez diye akşamı ederiz. E tabii hepsini aynı anda yapmayaçalışınca ne oluyor? Zaman bitiveriyor. Oluyor sana; zaman zamanZamandeli kafalar zaman 1Akşammmm…
Akşam olunca alıyor Elif’ i bir telaş daha. E zaten kahvaltı sofrasıda yeni kalkmıştı. Bulaşık makinesini yeni boşaltmıştım. Şimdi n yemek yapsam ki acaba ile başlayan akşam yemeği telaşım genellikle buzdolabında ne varsa ondan uydur bakalımla biter. Yani Allah ne verdiyse çorbası, Allah ne verdiyse salatası, ANV makarnası, ANV yemeği v.s v.s böylelikle en lezzetli yemeklerimi yapmak için başlarım kesmeye, kaynatmaya.
Yemeklerim pişerkennnnnn birden bir ses;

– Annnnneeeeeeeeeee
– Efendimmmm
– Annecim ben çizgi film izliceemmmm açar mısın?
– Ama annem bak yemek yapıyorum ellerim pis, baba açsın.
– Haaayyyyııııııırrrrrr, sen açççççç
– Tamam annecim geliyorum.

Gidiyorum önce küçük hanım DVD seçiyor bunu istiyorum diyor takıyoruz başlıyor izlemeye. Tam mutfağa geri dönücem bir ses daha;

– Aşkkkkkkk
– Efendimm
– Aşk kahve içelim mi?
– Hayatım yemekle uğraşıyorum, bitirsem?
– Ya bende işlere mola verdim sende 5 dk mola versen?
– Tamam hayatım.

Kahvelerimizi yaparım bir güzel içeriz. Bu arada muhabbet başlar mutfakta bir yandan ocaktaki soğanı kavururken diğer yandan kafamda ki türlü projelerden biri hakkında hararetli tartışma başlar. Biz muhabbeti koyulaştırmışken yemekler hazırdır. Hemen kızıma yemeklerini koyar çizgi filmini kapatırım. Şimdi onu doyurma zamanı.

– Kareeeeeen
– Efendim annecim
– Aşkım hadi kuzum yemek hazır al bakalımmmm
– Ama ben çizgi film izlicektim
– Tamam annecim yemeklerini bitir sonra devam edebilirsin.

Hadi bakalım biz de yemeğimizi yiyelim. Yemek faslımız da bittiğine göre mutfak çok yalnız kalmasın hemen gidip bulaşıkları kaldırayım. Çay mı demlesem filtre kahve mi içsek ona da karar vereyim. Dur şunu da şuraya, bunu da buraya koyayım. Ayyy çamaşırları atmıştım makineye onlar biteli çok oldu tühh! Çıkartmayı unuttum. En iyisi çay demlenene kadar onları asıp geleyim.

– Annneeeeee
– Efendim kuzummm
– Annecim ben hamurlarımla oynamak istiyorum.
– Tamam annecim oyna
– Ama seninle birlikte böyle böyle, şöyle şöyle yapmak istiyorum.
– Annecim şu çamaşırları asıp geliyorum. Sen getir sehpaya hamurlarını.

Bu arada çamaşırlar asılır, yenileri makinaya atılır. Çaylar doldurulup servis edilir ve Karen ile hamur oynanmaya başlanır. Başlanırda çocuk bu 15 dk sonra sıkılır. Bu sefer de babasıyla lego oynamak ister. Elif görevi Fatih’e devretmenin rahatlığını tabii ki yaşayamaz çünkü azönce hamur oynarken her yer hamur olduğu için onları süprüyordur. Ayrıca çayları tazeliyordur. Bir yandan da iyi bir film bulurmuyum diye kanal gezmektedir. Diğer yandan ise elinde telefon instagram, facebook, twitter gezmekte ve paylaşım yapmaktadır.
Şu anda da kızı yanında uyumuş blog yazmaktadır.

Zaman geçer, gün biter…

Şikayet mi? yok yahu etmiyorum. Oradan öyle mi gözüküyor?

 

Hep düşünüyorum. Zaman denen hadiseyi. Yahu bunun icadını biz yaptık.( insanoğlusu yani- biz derken potansiyel var ama o kadar değil).  Yani zaman adını biz koyduk 🙂 Sabah kalk şunu yap bunu yap. Keyfine göre davranmak yok ama. hep şöyle olmalı böyle olmalılar içindeyiz. Biz de insanın çocuğuyuz yahu. Tamam her bişeyi yapayım. ama az da kendime bi şey yapayım.  Zaman nasıl mı geçiyor? Ne mi yapıyorum? al oku; Günaydınnnnn, diye güne başlıyorum. Sevgililerimi( kızım ve sevgilim) öpücük komasına sokuyorum, yatakta sabah boğuşması,öpüşme ve koklaşma faslı biter bitmez hepimiz tek tek duşa giriyoruz. O arada duşa girmeyen kim varsa filtre kahvenin düğmesine basmış oluyor. Neyseee duş,muş,giyin,miyin,kurula saçı başı. Yaşasın kahve zamanı. . . İşte olayların başladığı yer! Mutfak! Elif tüm zamanını, gününü geçireceği yere doğru neşeli bir şekilde kahve almaya diye gidiyordur. Fakat başına nelerin geleceğinden hiç haberi yoktur. (Var tabii. ben biliyorum da yazıyorum sana işte. Anla diye bebişim...) - AAAAAAAAA - N oldu Aşk? - Amaaa aaaaammaaa yaaaaa aşkım neden yaaaa - Ne ne neden? - Ay aşk yaa gece yatmadan bulaşık makinesini çalıştırmayı unutmuşum. - Ben de bişey oldu sandım, şimdi aç bebeğim. - Ama öyle deme işte, şimdi açıcam da kahvaltıdan sonra yine bulaşık çıkıcak. Hayır neden sabah sabah böyle tepkiler veriyorum bende anlamıyorum. Neyse ... Öğlene kadar kahvaltı fasıllarımız sürerrrr gider. Şahane filmler bulur bir yandan film izler, bir yandan kahvaltı ederiz. Bazen de muhabbet edicez diye akşamı ederiz. E tabii hepsini aynı anda yapmayaçalışınca ne oluyor? Zaman bitiveriyor. Oluyor sana; Akşammmm... Akşam olunca alıyor Elif' i bir telaş daha. E zaten kahvaltı sofrasıda yeni kalkmıştı. Bulaşık makinesini yeni boşaltmıştım. Şimdi n yemek yapsam ki acaba ile başlayan akşam yemeği telaşım genellikle buzdolabında ne varsa ondan uydur bakalımla biter. Yani Allah ne verdiyse çorbası, Allah ne verdiyse salatası, ANV makarnası, ANV yemeği v.s v.s böylelikle en lezzetli yemeklerimi yapmak için başlarım kesmeye, kaynatmaya. Yemeklerim pişerkennnnnn birden bir ses; - Annnnneeeeeeeeeee - Efendimmmm - Annecim ben çizgi film izliceemmmm açar mısın? - Ama annem bak yemek yapıyorum ellerim pis, baba açsın. - Haaayyyyııııııırrrrrr, sen açççççç - Tamam annecim geliyorum. Gidiyorum önce küçük hanım DVD seçiyor bunu istiyorum diyor takıyoruz başlıyor izlemeye. Tam mutfağa geri dönücem bir ses daha; - Aşkkkkkkk - Efendimm - Aşk kahve içelim mi? - Hayatım yemekle uğraşıyorum, bitirsem? - Ya bende işlere mola verdim sende 5 dk mola versen? - Tamam hayatım. Kahvelerimizi yaparım bir güzel içeriz. Bu arada muhabbet başlar mutfakta bir yandan ocaktaki soğanı kavururken diğer yandan kafamda ki türlü projelerden biri hakkında hararetli tartışma başlar. Biz muhabbeti koyulaştırmışken yemekler hazırdır. Hemen kızıma yemeklerini koyar çizgi filmini kapatırım. Şimdi onu doyurma zamanı. - Kareeeeeen - Efendim annecim - Aşkım hadi kuzum yemek hazır al bakalımmmm - Ama ben çizgi film izlicektim - Tamam annecim yemeklerini bitir sonra devam edebilirsin. Hadi bakalım biz de yemeğimizi yiyelim. Yemek faslımız da bittiğine göre mutfak çok yalnız kalmasın hemen gidip bulaşıkları kaldırayım. Çay mı demlesem filtre kahve mi içsek ona da karar vereyim. Dur şunu da şuraya, bunu da buraya koyayım. Ayyy çamaşırları atmıştım makineye onlar…

Ne kadar beğenilmiş?

Ne kadar beğendin? Mutlaka söyle bize. Hadi aşağıdaki yıldızlara tıkla...

User Rating: Be the first one !
0

İnceleme Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir